1. Giriş:
Kanuni dayanağı 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu olan damga vergisinin konusunu, anılan Kanun’a ekli (1) sayılı tabloda yer alan kâğıtlar oluşturur. Ortada düzenlenmiş bir kâğıt olmadan damga vergisinden söz edilemez.
Damga vergisinin mükellefi, verginin konusuna giren kâğıtları imza eden kişi/kişilerdir. Birden çok kişinin imzalamış olduğu kâğıtlarda mükellefiyet müteselsildir.
Damga vergisinde vergiyi doğuran olayın meydana gelmesi aşağıdaki şartlara bağlıdır:
– Kâğıt Kanun’a bağlı (1) sayılı tablo ekindeki listede yer almalıdır.
– Verginin konusuna giren kâğıt taraflarca imzalanmış olmalıdır.
– Kâğıt ibraz edilebilme niteline sahip olmalıdır.
– Kâğıtla ilgili bir istisna veya muafiyet hükmü bulunmamalıdır.
Yukarıda anlatılan damga vergisi hakkındaki genel açıklamalar ışığında, ticari hayatta sıklıkla kullanılan sipariş emirleri ya da sipariş formlarının damga vergisine tabi olup olmadığı bu yazımızda incelenmiştir.
2. Kanuni Düzenlemeler:
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 1. Maddesinde, sözleşmenin tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulacağı, irade açıklamasının, açık veya örtülü olabileceği, 2. Maddesinde ise, tarafların sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile, sözleşmenin kurulmuş sayılacağı, ikinci derecedeki noktalarda uyuşulamazsa hâkimin, uyuşmazlığı işin özelliğine bakarak karara bağlayacağı düzenlenmiştir.
488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1. Maddesine göre, Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kâğıtların damga vergisine tabi olduğu, 2. Maddesinde vergiye tabi kâğıtlar mahiyetinde olan veya onların yerini alan mektup ve şerhlerle, bu kâğıtların hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine, devrine veya bozulmasına ilişkin mektup ve şerhlerin damga vergisine tabi olduğu düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 4. Maddesinde ise bir kâğıdın tabi olacağı verginin tayini için o kâğıdın mahiyetine bakılacağı ve buna göre tabloda yazılı verginin bulunacağı, kâğıtların mahiyetinin tayininde, şekli kanunlarda belirtilmiş olanlarda kanunlardaki adlarına, belirtilmemiş olanlarda ise üzerindeki yazının tazammun ettiği hüküm ve manaya bakılacağı hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan 17 Seri Numaralı Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nin “D-Akdi Mutazammın Siparişi Kabul Mektupları ile Mukavele Yerine Kaim Mektuplar” başlıklı bölümünde; Kanuna bağlı (2) sayılı tablonun “akdi mutazammın siparişi kabul mektupları ile mukavele yerine kaim mektuplar”la ilgili muafiyet hükmünün kaldırılmasından bahisle Damga Vergisi Kanunu’nun 2. Maddesi ve Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümlerine dayanılarak akdi mutazammın siparişi kabul mektupları ile mukavele yerine kaim mektuplara damga vergisi tahakkuk ettirileceği düzenlenmiştir.
3. Konuya İlişkin Özelgeler:
Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’nca 01.11.2011 tarihinde düzenlenen, “B.07.1.GİB.4.06.17.02-DMG-1360-955” sayılı, sipariş emrine bağlanan alımlarda düzenlenen sipariş emirlerinin damga vergisi hakkındaki özelgeye göre;
– Şirketler tarafından gerçekleştirilecek alımlara ilişkin olarak firmalara gönderilen ve şirket imza ve kaşesini taşıyan sipariş emirlerinin, karşı tarafça kabul edildiğine ilişkin kabul şerhi düşülmesi halinde bu şerhin düşüldüğü tarih itibarıyla;
– Sipariş emrinin kabul edildiğine ilişkin herhangi bir kâğıt veya mektup düzenlenmesi halinde, kabule ilişkin bu kâğıdın düzenlendiği tarih itibarıyla,
– Sipariş emrine bağlanan alımlara ilişkin sözleşme düzenlenmesi halinde, bu sözleşmelerin düzenlendiği tarih itibarıyla,
Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun, “I-Akitlerle ilgili kâğıtlar” başlıklı bölümünün A/1 fıkrası gereği damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.
Nitekim Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı’nca düzenlenen “B.07.1.GİB.4.07.16.02/DH:2008-117” sayılı sipariş formlarının damga vergisine tabi olup olmadığı hakkındaki özelge de aynı doğrultudadır.
Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’nca düzenlenen “90792880-155[1-2012/2335]-76” sayılı teklifnamelerin damga vergisine tabi olup olmadığı hakkındaki özelgede, konunun Kanuna ekli (1) sayılı tablo 5281 sayılı Kanununun 7. maddesiyle yeniden düzenlenmiş olduğunu teklifnamelerin 01.01.2005 tarihinden geçerli olmak üzere damga vergisine tabi kağıtlar kapsamından çıkartıldığını, mahiyeti itibarıyla teklifname olduğu anlaşılan başvuru konusu kağıtların damga vergisi tabi tutulmaması gerektiği ancak söz konusu teklifnamelerin, üzerine karşı tarafın kabulüne ilişkin olarak şerh konulması ve imzalanması halinde, mahiyeti itibarıyla sözleşme olarak değerlendirilerek damga vergisine konu teşkil edeceği belirtilmiştir.
4. Sonuç:
Sipariş emri ile teklifte bulunulması halinde, sipariş emrinin karşı tarafça imzalanarak onaylanması sonucunda teklif ve kabulün karşılıklı imzalarla birleştiği sipariş emri, mahiyeti itibarıyla sözleşme olarak değerlendirilecek ve damga vergisine tabi olacaktır. Yine karşı tarafın sipariş emrini başka bir yazı ile imzalı olarak onaylaması halinde ikinci mektup akdi tamamlayan kabul mektubu olacağından damga vergisine tabi olacaktır.
Yalnızca teklif boyutunda kalan sipariş emirleri ise damga vergisine tabi olmayacaktır.







